Aileyi Korumak Mümkün müdür?
Aileyi korumak, bireyleri yalnızca zararlı alışkanlıklardan uzak tutmak değil; sevgi, güven, sağlıklı iletişim ve güçlü aile bağlarıyla desteklemektir. Çünkü huzurlu ve bilinçli bir aile ortamı, özellikle çocuk ve gençlerin olumsuz çevre etkilerine ve zararlı alışkanlıklara karşı daha güçlü durmasına yardımcı olur.
Aileyi Korumak: Zararlı Alışkanlıklara Karşı Güçlü Bir Aile
Aile huzurlu olduğu vakit, bütün yaraları sarabilme, türlü sorunları aşabilme özelliğine sahiptir. Zararlı alışkanlıkları insanlar, genelde kötü bir ruh hali içerisinde edinirler. Veya bulundukları çevre onlara zararlı alışkanlıkları bir şekilde empoze eder. İnsan yalnız ve sahipsiz olduğunda, kendisini çok eksik hissedebilir. Bu his ve duygular, kimi insanları zararlı alışkanlıklara meylettirebilir. Mesela genelde gençler üniversite ortamında, sigara içmeyi sosyalleşme aracı olarak kullanırlar. Sigara içerken, muhabbet ve iletişim kurmak suretiyle bir anlamda sosyallik edinmiş oluyor ama bu yöntem ne kadar sağlıklı olabilir ki. Sağlıklı bir aile ortamından uzak oluş veya kötü bir çevre ile iletişim sonucu, psikolojik açıdan bunalıma giren nice insan, çareyi zararlı alışkanlıklarla olumlu hale getirdiğini düşünüyor ama böylesi bir durumun geçici mutluluk ve hazdan başka bir şey olmadığını çoğu zaman gözden kaçırıyor maalesef.
Aileyi Korumak İçin Sağlıklı Aile Ortamının Önemi
Aile, insan için eğitimin birinci ve en önemli aşamasıdır. O adeta yetişme ve eğitim bağlamında insanın tarlasıdır. Ne ekerseniz onu biçersiniz sözü aile için ne kadar da manidardır. Aile de sınırlar, mahremiyet korunumu, sevgi ve saygı, adil olmak ve iletişim ön planda ise; insanın dış çevresel etkenlere bağımlılık duygusu geliştirme alışkanlığı da o derece azalır. Çünkü insanı içerde ve dışarda arayışa iten etken, tatminsizliklerdir. Anne ve baba ile doğru iletişim, doğru bağlanma biçimi geliştiren bireyler, çevresine ve ailesine karşı güvenli bağlanma gerçekleştirir. Bu güvenli bağlanmayı doğru gerçekleştiremeyen bireyler ise, kişilere, zararlı zararsız ayrımını doğru bir şekilde yapmadan türlü enstrümanlara bağımlılık geliştirebilir. Psiko-sosyal açıdan dışlanmış kişi; sigara, alkol, madde, kumar bağımlılığı geliştirebiliyor. Bunun tedavisi uzun olsa da, sabır gerektiren süreçleri ortaya çıkarıyor. Psikiyatristtik açıdan, hepsinin tedavisi zor olsa da kumar bağımlılığı en zor bağımlılıklardan biridir. Bu yüzden doğru bağlanmayı tercih edebilmek, doğru alışkanlıklar edinmeyi, kendimize değer vermeyi, özgüveni geliştirmeyi gerekli kılıyor. Bunun için iyi ebeveyn, sağlıklı bir aile topluma sağlıklı bireyler katar.
Aileyi Korumak İçin Bilinçli Olmak
Ailenin zararlı alışkanlıklardan korunması için her şeyden önce ailenin ve aileyi oluşturan bireylerin bilinçli olması gerekiyor. Aile fertlerinin sağlıklı bir psikolojiye sahip olması için, kişilerin öncelikle kendilerini tanıması gerekiyor. Aile içi iletişim arttıkça, kişinin yalnızlık hissi ve farklı çevrelerde mutluluk arayışı azalır. Ailede ortak aktiviteleri çoğaltmak, kişiyi maddi manevi doyuma ulaştırır. Aile bireyleri okuyup araştıran, manevi anlamda güçlü bireylerse acılara, sorunlara karşı daha fazla dayanıklı olabilmektedir. Herhangi bir olumsuzlukla karşılaştıklarında daha bir sükûnet içinde hareket edebiliyorlar. Manevi yönden aç ve arayış içinde olan, belli sınırlara ve bilince sahip olmayanlar ise, zararlı madde kullanımına, zararlı alışkanlık kullanma eylemine çabuk girebiliyorlar.
Aileyi Korumak İçin Manevi Dayanıklılık ve Özgüven
Bu yüzden denilebilir ki, manevi yönden zayıf olan bireyin sapkın birey olabilme olasılığı artıyor. Burada kişinin özgüveni ve benlik algısı da çok önemli, kişide benlik algısı yüksekse, manevi açıdan da güçlü olma olasılığı artar. Manevi dayanıklılık ve güçlü bir benlik algısı olması, insana yeterli güvenli alanı sunar. Bazı ailelerde suça yatkınlık daha fazladır, bunun zemini kültürel, bölgesel normlara da dayanabilir. Bazı aileler de bulunmuş oldukları ortam ve çevre gereği daha şanslıdır. Bireyler oldukça özgüvenli ve inançlıdır bu tür ailelerde. Kendilerini iyi tanırlar, dolayısıyla edinecekleri davranışları daha iyi belirleyebilirler ve olumlu tercihlerde bulunabilirler.
Aileyi Korumak İçin Okuma Alışkanlığının Önemi
Okumak, aile hayatında edinilebilecek önemli bir alışkanlıktır. Anne babası kitap okuyan çocukların kitap okuma alışkanlığı böyle bir özelliği bulunmayan aile bireylerine oranla daha çok mevcuttur. Okumak, insanın kelime dağarcığını geliştirir, öğrenmesini ve bakış açısını geliştirir, güzel ve özgüvenle tane tane anlaşılır bir dilde konuşmasına katkı sağlar. Aynı zamanda hayata, dünyaya, çeşitli yönlerden bakmasına ciddi katkı sağlar.
Aileyi Korumak İçin Günlük Alışkanlıklara Dikkat
Stres; uzun süreli üzüntü, öfke, içki ve sigara kadar etkili yıkım gerçekleştirir. Ayrıca günümüz koşuşturmacasında tembellik de zararlı bir alışkanlıktır. Modern zamanlarda obezite günden güne artıyor. Ailelerin evlerinde kurulu sofra kültüründen fast-food alışkanlığına doğru kayıyor. Ve her kötü alışkanlık gibi tembellik, streste, öfkede, kiloda, insana sadece zarar getirir. Saatlerce telefonda ya da bilgisayarda vakit geçirmek, aile içinde de kısa ve kısır konuşmalara sebebiyet veriyor. Nasılsın? Ne yapıyorsun? Sorusunu ihmal eden ailelerin sayısı hiç de az değildir. Bu da doğal olarak aileyi, ailedeki samimiyeti tahrip ediyor. Kitap okumak yerine sadece oyun oynamak, saatlerce oturmak televizyon ya da telefonda olmak bizi ileriye değil geriye götürür.
Aileyi Korumak İçin İnternet Kullanımına Dikkat
İnternette zararlı oyunlar, arkadaşlar edinmek, sanal aile ya da arkadaşlık kurmak oldukça zararlıdır. Kişinin psikolojisine iyi gelmeyen, anlık mutlu eden birçok aileyi kökten kopartan tamamen sanal bir dünyada gerçek kişilikleri olmayan yaratık algısına sahip insanları doğuruyor.
Aileyi Korumak Sevgi, İlgi ve Şefkatle Mümkündür
Bütün aile bireyleri, özellikle çocuklar ve gençler, sevgiye, ilgiye ve şefkate muhtaçtır. Evde küçük yaştaki çocukların, bir ev hayvanıyla büyümesi o çocuğun merhamet duygusunu, paylaşma içgüdüsünü ortaya koyar. İnsan, doğumundan ölümüne kadar eğitime muhtaç bir varlıktır. İnsan sosyalizasyon sürecinde nasıl bir ailede yetişirse onun fotokopisi gibidir adeta. Başka bir ifadeyle insan bulunduğu kabın şeklini alır. Aile, okul, arkadaş ve iş çevreleri ile medya, insanı, özellikle çocukları ve gençleri yönlendiren ve eğitiminde rol oynayan mekanizmalardır. Çünkü çocuğa, gence ne verirsen daha çabuk mahsul verir. Bu açıdan zararlı tohumlar ekmek isteyen kişiler bu tür mekanizmaları da çok yoğun bir şekilde kullanmaktadır.
Aileyi Korumak İçin Ebeveynlerin Rolü
Çocuğun çevresini iyi tutmak gerekir ama bundan önce çocuğa iyi alışkanlıklar katmak için anne ve babanın kendi alışkanlıklarına ve davranışlarına iyilik katması gerekiyor. Çocukların büyüme ortamında ve gençlik yıllarında zararlı alışkanlıklardan korunmaları için sevgiden, ilgiden ve şefkatten mahrum kalmamaları ve olumlu kişilik sahibi olmaları gerekir. Bunun için özveri ve çaba gerekiyor.
Aileyi Korumak İçin Sevgi, Saygı ve Sağlıklı İletişim
Olumlu kişilik yapısına sahip olmayan suça eğilimli insanlar, çocuklar dışlanmış bir çevreden sosyoekonomik durumu iyi olmayan sosyo kültürel olarak düşük kesimlerden, öteki haline getirilmiş, dışlanmış kişilerden oluşmaktadır. Bu yüzden sevgi ve saygı dolu, merhametli, adalet ve iletişimin sağlıklı olduğu bir aile, suça eğilimi, zararlı alışkanlıklara meyletmeyi, azaltan önemli ve ciddi bir yapı olarak varlığını sürdürecektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Aile içindeki sevgi, güven ve iletişimi güçlendirmek en önemli adımlardan biridir. Birey kendisini ailesine ait ve değerli hissettiğinde dış çevrede farklı arayışlara yönelme ihtiyacı azalabilir.
Arkadaş çevresi, kabul görme isteği, yalnızlık, stres ve aile içi iletişim eksikliği gençleri zararlı alışkanlıklara yöneltebilir. Bu nedenle gençlerle açık ve yargılamayan bir iletişim kurmak önemlidir.
Ebeveynlerin çocuklarından bekledikleri davranışları kendi hayatlarında da göstermeleri gerekir. Sağlıklı iletişim, kitap okuma, dengeli teknoloji kullanımı ve doğru alışkanlıklar çocuklar için güçlü bir örnek oluşturur.