EBEVEYNLİKTE SINIR KOYMANIN GÜCÜ

  EBEVEYNLİKTE SINIR KOYMANIN GÜCÜ

  Gülnihal DEMİRCİGİL

 

Sınır koymak çoğu ebeveynin korktuğu ve kullanmaktan çekindiği bir kavram. Halbuki çocuklara sınır koymak hem aile içinde hem de çocuğun sosyal yaşamında sağlıklı ilişkilerin kurulmasını destekleyen oldukça önemli bir konudur.

Aslında sınırlar, çocukların hayatı daha öngörülebilir bir şekilde deneyimlemelerini sağlar; neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamalarına yardımcı olur. Çok özgür yetiştirilen çocuklar doğru ile yanlışı ayırt edemeyecek noktalara gelebilir. Bu yönüyle sınırlar, yalnızca kural koymak değil, aynı zamanda çocuğa güvenli bir gelişim ortamı sunmaktır.

Çocuklar, özellikle erken yaşlarda, dünyayı keşfetme isteğiyle hareket ederken aynı zamanda bir düzen ve güven arayışı içindedir. Tutarlı ve net sınırlar, onlara bu güveni verir. Anne ve babanın birbiriyle hemfikir olması da bu noktada son derece önemlidir. Eğer çocuk tutarsızlığı sezerse ulaşmak istedikleri için daha esnek olduğunu gözlemlediği ebeveyne gider ve sınırların bir önemi kalmaz. Sınırların belirsiz olduğu ya da sürekli değiştiği bu gibi ortamlar çocuklarda huzursuzluk ve kaygı yaratabilir. Bu nedenle ebeveynlerin kararlı fakat anlayışlı bir tutum geliştirmesi oldukça önemlidir.  

Sınır koyarken çocuğun duygularını dikkate almak ve neden-sonuç ilişkisini onun anlayabileceği bir dilde açıklamak, süreci hem daha etkili hem de daha saygılı hale getirir. Çocuğun yaşına uygun şekilde kurallar hakkında konuşulması ve zaman zaman karar verme süreçlerine dahil edilmesi, onun hem iş birliğini artırır hem de sorumluluk duygusunu geliştirir. Bazı durumlarda uygun olan iki seçenek sunularak bunlardan birini seçmesinin istenmesi çocukta sürece katıldığı, isteklerinin dinlendiği duygusunu oluşturarak çatışmayı azaltır. Ayrıca olumlu davranışların fark edilip desteklenmesi, çocuğun içsel motivasyonunu güçlendirerek sınırların bir baskı değil, bir rehberlik olduğunu hissetmesini sağlar.

Kısacası, çocuklara sınır koymak; sevgi, tutarlılık ve iletişim temelli bir yaklaşım gerektirir. Bu yaklaşım, çocuğun kendine güvenen, çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurabilen ve davranışlarını yönetebilen bir birey olarak yetişmesine önemli katkı sunar.

Sınırlar, çocukların özgürlüğünü kısıtlamak için değil, onların güvenle büyüyebileceği bir alan oluşturmak için vardır.