Şiddet

Şiddet Neden Artıyor?

Yazar Ömer Aydın • 📅 09 Eki 2026 • 👁️ 156 okuma • ⏱️ 4 dk okuma • Popüler

Şiddet, bireylerin yaşadığı sorunların yanı sıra ailede, okulda ve dijital dünyada şekillenen ilişkilerle de yakından bağlantılıdır. Bu yazı, şiddetin nedenlerine değinirken çözüm için empatiyi, duygu yönetimini, manevi desteği ve aile–okul iş birliğini öne çıkarıyor; daha güvenli ve huzurlu bir yaşam için ortak sorumluluklarımızı hatırlatıyor.

Şiddet Neden Artıyor?

Son zamanlarda sabahları dışarı çıkarken, çocuklarını okula uğurlarken insanların yüzündeki o gururlu tebessümün yerini, giderek derinleşen bir endişe aldı. Sokaklardan, koridorlardan, okul bahçelerinden ve hatta bazen dijital ekranların ötesinden gelen haberler hep aynı acı gerçeği yüzümüze çarpıyor: Çocuklar, gençler, aileler, insanlar arasında tartışmalar, şiddet yaygınlaşıyor. Nedenleri üzerine birçok sebep söyleyebiliriz ama biz bu yazımızda kısaca nedenlerine değinip daha çok çözüme odaklanmak istiyoruz. Peki, neler yapmalıyız?

Bu soruya baktığımızda; meseleyi sadece "disiplin eksikliği" ya da "yeni neslin hırçınlığı" olarak açıklayan sığ yaklaşımların çok ötesini görüyoruz. Çünkü şiddet, doğuştan gelen bir dürtü değil; insanların, çocukların etrafındaki dünyadan süzüp içine akıttığı, duyulmayan çığlıkların en gürültülü dışavurumudur.

Şiddetin Kaynağındaki Üçlü Çıkmaz

Haberlerde gördüğümüz her öfke patlamasının kökeninde, insanın ruh dünyasını sıkıştıran üç temel dinamik yatıyor:

Şiddet ve Zihnin Beyinden Çok Hızlanması

Teknoloji çağında zihinler, duygular çok hızlanıyor; sürat hata yaptırıyor. Özellikle çocuklar zihinsel olarak çok daha hızla büyüyor, çok daha detaylı düşünüyor, çok daha hızlı kararlar alıyor ama çocuklarda beyin biyolojik olarak henüz tam olarak gelişmediği için mantıksal yani neden-sonuç boyutu henüz olgunlaşmamış bir durumda ve bu durum hata yaptırıyor.

Şiddet ve Dijital Dünyanın Sanal Acımasızlığı

Ekranlar, dijital oyunlar insanlara, çocuklara ciddi sonuçları sanki olmayan bir şiddet simülasyonu sunuyor. Tokatların, hakaretlerin, yaralamanın, öldürmenin, her türlü zorbalığın eğlence sanıldığı bir dijital iklimde, empati duygusu ekranın arkasında buharlaşıp gidiyor.

Şiddet ve Yetişkinlerin Tahammülsüzlük Kültürü

Evde, trafikte, sokakta, televizyon ekranlarında birbirine tahammülü zayıflamış bir toplum modeli var. Özellikle çocuklar bizim söylediklerimizi değil, yaptıklarımızı kopyalarlar. Biz büyükler hayatın her alanında sorunları kavga ile çözerken, çocuklardan gül bahçesi yaratmalarını bekleyemeyiz.

Şiddet Karşısında Ruhsal Destek Sağlayan Manevi Kurumlar Nasıl Yara Aldı?

Vakıf, dernek gibi birçok özel gönüllü kuruluş eski çağlardan beri toplumun adeta çimentosu işlevi görüyordu. Hem yetişkinlere özel faaliyetler yürütülüyor hem de sadece eğitime destek olsun diye ek derslerin verildiği, formüllerin ezberlendiği yerler değil; çocukların, gençlerin aidiyet, merhamet duygusunun, inanç-gönül dünyasının inşa edildiği sığınaklardı. Günümüzde ise güven kazanmak için dini görünüm altında yuvalanan, insanların inanç dünyasını istismar eden art niyetli bazı insanların güzel ülkemize yaşattıkları acı olaylar sebebiyle birçok aile çocuklarını, birçok yetişkin insan kendisini inanç hassasiyeti olan kurum ve kuruluşlardan mahrum bırakmaya başladı. Üzerine sosyal medya, dizi, film, dijital platformlar, dijital oyunlar derken insanlar ruhsal ve zihinsel olarak olumsuz etkilenmeye; özellikle çocuklar, sosyal statü yarışı, bol bol kıyaslama, akran zorbalığının ve akademik başarı baskısının altında ezilmeye başladı. Başarısızlık korkusu yaşayan, üzerine manevi açıdan kendisini güçlü, güvende ya da ait hissedemeyen çocuklar ya kabuğuna çekilmeye ya da ortam içinde bir güç savaşı başlatarak zorba bir kimliğe bürünmeye başladı.

Şiddet Görüntülerinin Normalleşmesi

Aslında şiddet gören büyük ya da küçük herkes korkar; ama bu tür görüntüler çoğaldıkça, çok fazla karşılaşıldıkça maalesef zihinlerde şiddetin normalleşmesine doğru bir algı ortaya çıktı.

Şiddeti Önlemede Çözüm Nerede?

Şiddeti asla cezayla azaltamaz, bastıramazsınız; tabii ki ceza gerekli ancak çözüm değildir. Çocuklarımıza, insanlığa güvenli ve huzurlu bir iklim oluşturmak istiyorsak öncelikle her yaşın ihtiyacına göre pedagojik formasyona uygun insan sevgisini, ahlak duygusunu, inanç hassasiyetini güçlü bir şekilde herkese kazandırabilmeliyiz.

Şiddeti Önlemede Özgüven ve Duygusal Beceriler

Ayrıca özgüven duygusu geliştirilerek her insana;

  • duygularını tanımayı,
  • öfkesini yönetmeyi,
  • kendini doğru ifade etmeyi,
  • empati kurmayı,
  • hayal kırıklığıyla baş etmeyi,
  • problem çözmeyi
  • ve kendisine ve başkalarına değer vermeyi öğretmeliyiz.

Şiddeti Önlemede Aile ve Okulun Ortak Dili

Aile ile okul da bu konuda aynı dili konuşmalıdır.

İş hayatında, sosyal hayatta, aile ortamında, okulda öğretmeniyle, velisiyle ve tüm eğitim camiasıyla önce birbirimizi dinlemeyi, ortak anlam dünyaları kurmayı öğrenmek zorundayız. İnsanlara, çocuklarımıza kızmak yerine, o yaşadıkları öfkenin arkasındaki kırgınlığı görmedikçe ne şiddet biter ne de yarınlara güvenle bakabiliriz.

Şiddeti Önlemede Hareket ve Sosyal Yaşam Alanları

Son olarak şunu çok iyi düşünmeli, araştırmalıyız: Sizce geçmişteki büyüklerimize göre yediklerimizden daha yüksek mi düşük mü kalori alıyoruz, daha çok mu enerji harcıyoruz, daha az mı? Peki, fazla kalan kalori için günlük yaşamda insanlara, çocuklara enerjilerini yeterince atabilecekleri "rahatlama, spor yapma, hareket etme, sosyal-kültürel dinlenme alanı" açabiliyor muyuz; yoksa bazı şeyleri ihmal ederek biriken yüksek enerji ile ortaya çıkan bu öfkeyi biz mi hayatımıza davet ediyoruz?

✨
#Şiddet #Psikoloji #Aile

Sıkça Sorulan Sorular

Öfkeyi yönetmekte zorlanma, ailede görülen davranışlar, akran zorbalığı ve şiddeti normalleştiren içerikler etkili olabilir.

Hayır. Cezanın yanında empati, duygu yönetimi ve problem çözme becerilerinin geliştirilmesi de gerekir.

Çocukları dinlemeli, zorbalığı erken fark etmeli ve sorunları şiddete başvurmadan çözmek için birlikte hareket etmelidir.

Paylaş (0):
Yazar Resmi

Ömer Aydın

Uzman Manevi Danışman ve Öğrenci Koçu. Ders çalışma, sınav kaygısı ve aile iletişimi alanlarında 25 yılı aşkın deneyime sahiptir.
✨ İşlem başarılı.