İDEAL HUZURUN TEK ADRESİ: AİLE YUVASI

İDEAL HUZURUN TEK ADRESİ: AİLE YUVASI

Mentör Ömer AYDIN

Bir düşünün; yeni doğmuş bir bebek için anne, baba, sıcak bir yuva ve huzurlu bir ortam ne kadar önemlidir?

1944 yılında ABD'de yapılan ve sonuçları oldukça sarsıcı olan bir deneyden bahsedilir. Yeni doğan bebekler iki gruba ayrılır. Birinci gruptaki bebeklerin hem fiziksel ihtiyaçları eksiksiz karşılanır hem de sevgi, ilgi ve şefkatle büyütülürler. İkinci gruptaki bebeklerin ise tüm biyolojik ihtiyaçları karşılanmasına rağmen onlarla göz teması kurulmaz, sevgi ve şefkat gösterilmez.

Sadece üç hafta sonra sevgi ve ilgi görmeyen bebeklerin önemli bir kısmı hayatını kaybeder. Deney sonlandırılarak kalan bebekler aile ortamlarına yerleştirilse de maalesef birçoğu kurtarılamaz.

Bu olay bize çok açık bir gerçeği göstermektedir: İnsan sadece yemek, su ve barınakla yaşayamaz. Sevgi, ilgi ve şefkat de en az bunlar kadar hayati ihtiyaçlardır.

Peki bu ihtiyaç sadece bebeklik dönemine mi aittir?

Elbette hayır. İnsan hayatının her döneminde sevgiye, ilgiye ve aidiyet hissine ihtiyaç duyar. Bir bebek için anne ve babadan oluşan huzurlu bir aile ne kadar önemliyse, yetişkin bir insan için de eş ve çocuklarından oluşan sağlıklı bir aile ortamı o kadar değerlidir.

Özellikle teknoloji ve sosyal medyanın insanların dikkatini ve zamanını yoğun şekilde kuşattığı çağımızda, aile ilişkilerini korumak ve güçlendirmek her zamankinden daha önemli hale gelmiştir.

Teknolojinin sunduğu pek çok kolaylık hayatımıza konfor katarken, bazı yönleriyle insanı yalnızlaştırmakta ve sosyal ilişkileri zayıflatabilmektedir. Daha otuz yıl önce hayatımızda olmayan birçok teknoloji bugün günlük yaşamımızın merkezine yerleşmiş durumdadır.

Bu noktada insanlık olarak önemli bir tercih yapmamız gerekiyor: Teknolojinin oluşturduğu bu yoğun akış içerisinde değerlerimizi kaybederek yalnızlaşacak mıyız, yoksa ailemizi, ilişkilerimizi ve insani bağlarımızı koruyarak kendimize nefes alacak alanlar mı oluşturacağız?

Bu sorunun cevabı bizi doğrudan aile kurumuna götürmektedir. Çünkü sağlıklı ve huzurlu bir toplumun temeli güçlü ailelerden oluşur. Aile olmadan ne çocuklar sağlıklı yetişebilir ne de yetişkinler ruhsal anlamda güçlü kalabilir.

Aile mutluluğunun temelinde ise sevgi, saygı ve fedakârlık bulunur. Bu üç unsur üzerine kurulan aileler, hem bireylere huzur verir hem de topluma güven kazandırır.

İnsan diğer canlılara göre daha uzun bir çocukluk dönemi geçirir. Bunun nedeni, hayata hazırlanabilmesi ve kişiliğinin sağlıklı şekilde gelişebilmesi için uzun süre bakım ve eğitime ihtiyaç duymasıdır. Bu durum insanı anne ve baba sevgisine daha fazla muhtaç kılar.

Bu nedenle huzurlu ve istikrarlı bir aile ortamı, günümüzde insanlığın geleceği açısından her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. İnsan fıtratının huzur bulabilmesi ve hayatını sağlıklı sürdürebilmesi için aile vazgeçilmez bir kurumdur.

Aile kurulurken bu sebeple büyük bir hassasiyet gösterilmeli; manevi değerler, ahlaki ilkeler ve dini ölçüler göz ardı edilmemelidir. Çünkü aile sadece eşleri ilgilendiren bir birliktelik değildir. Aynı zamanda çocukları ve toplumun geleceğini de şekillendiren bir kurumdur.

Kurulacak aile; eşler için huzur kaynağı, çocuklar için güven ve eğitim ortamı, toplum için ise örnek bir yapı olmalıdır.

Bu konuda Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

"İnsanlar evlenirken dört şeye dikkat ederler: Malına, güzelliğine, soyuna ve dinine. Siz dindar olanı tercih edin ki huzur bulasınız."

Aile kurumu hak ettiği değeri gördüğünde ve çağın şartları dikkate alınarak sağlıklı bir iş bölümü üzerine inşa edildiğinde toplum da sağlıklı gelişimini sürdürür. Çünkü ahlakın, değerlerin ve insani erdemlerin ilk öğrenildiği yer ailedir.

Bugün ise özellikle Batı toplumlarında zayıflayan aile yapısının etkileri, medya ve popüler kültür aracılığıyla farklı toplumlara da yayılmaktadır. Bireyselliğin aşırı yüceltildiği, sorumluluk yerine yalnızca kişisel arzuların merkeze alındığı yaşam anlayışı, aile ilişkilerini olumsuz etkileyebilmektedir.

Eşler arasındaki ilişkiler; sevgi, sorumluluk ve iş birliği yerine geçici heyecanlar, bireysel istekler ve üstünlük mücadelesi üzerine kurulursa huzur zamanla azalır.

Diğer taraftan günümüzde eşlerin birlikte çalışma hayatına katılması yaygınlaşmış, bu durum aile yapısında yeni ihtiyaç ve sorunları da beraberinde getirmiştir. İletişimden ekonomi yönetimine, çocuk eğitiminden zaman planlamasına kadar birçok konuda yeni çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır.

Özellikle çalışan anneler, daha önceki nesillerde çok yaygın olmayan yeni sorumluluk alanlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu süreçte çoğu zaman deneme-yanılma yoluyla deneyim kazanmakta ve ciddi emek harcamaktadırlar.

Bu nedenle aileyle ilgili ortaya çıkan her yeni durum; sosyolojik, psikolojik ve ekonomik boyutlarıyla dikkatle değerlendirilmelidir.

Aile kurumu, en temel görevi olan yeni nesli yetiştirme sorumluluğundan uzaklaşmamalıdır. Maddi başarı ve kariyer elbette önemlidir; ancak insan yetiştirmenin değeri hiçbir maddi ölçüyle kıyaslanamayacak kadar büyüktür.

Ailenin ihmal edildiği, bireysel çıkarların ortak sorumlulukların önüne geçtiği toplumlarda huzur ve mutluluk giderek azalır. Bunun sonucunda yalnızlık, kimlik bunalımı, iletişim problemleri ve sosyal çözülmeler artmaya başlar.

Bu sebeple aileyi ilgilendiren her konu ciddiyetle ele alınmalı, aile kurumunun güçlenmesi için samimi çabalar gösterilmelidir. Çünkü eşler birbirlerini yıprattıklarında aslında önce kendi huzurlarını ve geleceklerini yıpratmış olurlar.

Bizler de Ara Akademi olarak aile kurmayı düşünen, evlilik hazırlığında olan veya aile hayatında çeşitli zorluklar yaşayan bireylere yönelik zihin ve gönül gelişimini destekleyen çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz. Amacımız; sorunlar ortaya çıkmadan önce doğru bilgileri paylaşmak, yaşanan sıkıntıları ise birer yıkım değil, gelişim fırsatına dönüştürebilmektir.

Unutmayalım:

"Çaresizseniz, çare sizsiniz."

Her problemin bir çözüm yolu vardır. Yeter ki insan samimiyetle, iyi niyetle ve gayretle çözüm arayışına girsin. Allah'ın izniyle çözüm de yol da mutlaka bulunacaktır.

Kalınız sağlıcakla...