Neden Anlaşamıyoruz ? Aynı Evde Yabancı, Aynı İlişkide Yalnız…
Neden anlaşamıyoruz ? Birbirimizi sevdiğimiz hâlde neden kırılıyor, aynı hayatı paylaşırken birbirimizden uzaklaşıyoruz? Farklı mizaçlarımız, beklentilerimiz ve iletişim alışkanlıklarımız, iyi niyetimizin karşı tarafa ulaşmasını zorlaştırabiliyor. Bu yazıda, anlaşmazlıkların ardındaki nedenleri ve kendimizi tanımanın birbirimizi anlamaya nasıl katkı sağlayabileceğini ele alıyoruz.
Neden Anlaşamıyoruz ? Aynı Evde Yabancı, Aynı İlişkide Yalnız…
Birbirini seven iki insan nasıl olur da birbirinin en büyük yarasına dönüşür? Bir anne, çocuğu için en iyisini istediği hâlde neden onunla çatışır? Bir eş, “Seni seviyorum.” derken neden karşısındakine kendisini değersiz hissettirir?
Aynı evi, aynı hayatı paylaşan insanlar nasıl olur da birbirlerini anlamaktan bu kadar uzaklaşır?
Belki de asıl soru şudur: İnsanlar neden birbirini anlamak yerine, herkesin kendileri gibi düşünmesini bekler?
Çünkü herkes hayata kendi penceresinden bakar. Kendi doğrularını ölçü alır, kendi davranışını normal, karşısındakinin davranışını yanlış kabul eder. Sonra tartışmalar başlar, kırgınlıklar birikir ve sevgi, anlaşılmamanın yorgunluğuyla aşınır.
Oysa sorun her zaman sevgisizlik değildir. Bazen birbirimizi yeterince tanımamamızdır.
İşte tam bu noktada, insanın olayları algılama ve tepki verme biçiminde etkili olan mizaç kavramı devreye girer.
Neden Anlaşamıyoruz ? Herkes Haklı, Peki Kim Anlaşılıyor?
Bir tartışma düşünün. Taraflardan biri sorunu hemen çözmek isterken diğeri susup düşünmeyi tercih ediyor. Biri konuşulmadıkça öfkeleniyor, diğeri konuşuldukça içine kapanıyor.
İlki, “Beni umursamıyorsun!” diyor. Diğeri, “Üzerime geliyorsun!” diye karşılık veriyor.
İkisi de kendince haklı. Ancak ikisi de karşısındakinin ne yaşadığını anlamakta zorlanıyor.
İnsan ilişkilerindeki temel sorunlardan biri, kendi davranışımızın nedenini bilirken başkasının davranışının ardındaki nedeni göremememizdir.
Hızlı karar veren, bekleyen kişiyi kararsızlıkla; ayrıntılara önem veren, daha genel düşünen kişiyi özensizlikle suçlayabilir. Duygularını açıkça ifade eden, sessiz kalan kişiyi ilgisiz bulabilir.
Böylece farklılıklar, anlaşmazlıkların bahanesine dönüşür.
Oysa herkesin bizim gibi düşünmesini beklemek, bitmeyen bir hayal kırıklığına davetiye çıkarmaktır.
Neden Anlaşamıyoruz ? Mizaçlarımız ve Beklentilerimiz Farklı
Kimi insan için düzen ve plan vazgeçilmezdir. Kimi özgürlüğe ve esnekliğe daha fazla önem verir. Kimi konuşarak rahatlar, kimi düşünerek. Kimi sorun karşısında hemen çözüm arar, kimi önce anlaşılmak ister.
Mizaç, bu eğilimleri anlamamıza yardımcı olan bir çerçevedir. İnsanların neden farklı tepkiler verdiğini fark etmemizi ve iletişimimizi buna göre geliştirmemizi sağlayabilir.
Bir eş, sorununu anlatan partnerine hemen çözüm önerileri sunuyor. Kendince yardımcı oluyor. Ancak partneri, henüz duygularını ifade edemeden tavsiyelerle karşılaştığı için anlaşılmadığını hissediyor.
Biri, “Senin sorunun çözülsün diye uğraşıyorum.” diyor.
Diğeri, “Ben senden çözüm değil, beni anlamanı istiyorum.” diye cevap veriyor.
Burada mutlaka sevgisizlik yoktur. İki insanın destek verme ve destek görme beklentileri farklı olabilir.
Elbette her anlaşmazlığın nedeni mizaç değildir. Geçmiş deneyimler, iletişim alışkanlıkları ve karşılanmayan beklentiler de ilişkileri etkiler. Ancak insanın kendi yaklaşımının karşı tarafta nasıl bir etki oluşturduğunu fark etmesi, değişimin kapısını açar.
Çünkü iyi niyetli olmak başka, iyi iletişim kurabilmek başkadır.
Neden Anlaşamıyoruz? Farklılıklarımızı Yönetebiliyor muyuz?
Birbirine benzeyen insanlar her zaman iyi anlaşmaz; farklı insanlar da mutlaka çatışmaz. Belirleyici olan, farklılıklar karşısında nasıl davrandığımızdır.
Mizaç, değişmez bir kader değildir. Çabuk öfkelenen biri tepkisini kontrol etmeyi, eleştirilere hassas olan biri bunları daha sağlıklı değerlendirmeyi, karar vermekte zorlanan biri seçeneklerini belirli bir sürede sonuçlandırmayı öğrenebilir.
Bunun ilk adımı, insanın kendisine dürüstçe bakmasıdır:
- Anlaşmazlık yaşadığımda nasıl davranıyorum?
- Karşımdakini dinliyor muyum, yoksa cevap vermek için konuşmasının bitmesini mi bekliyorum?
- Beklentilerimi açıkça ifade ediyor muyum?
- Herkesin benim gibi düşünmesini mi istiyorum?
Bu sorular, başkalarını suçlamadan önce kendi payımızı görmemize yardımcı olur.
Neden Anlaşamıyoruz ? Anlaşmak İçin Aynı Düşünmek Şart mı?
Hayır. İki insan aynı fikirde olmayabilir ama birbirine saygı duyabilir. Farklı kararlar verebilir ama ortak bir çözüm bulabilir.
Bunun için “Sen zaten böylesin.” diyerek kapıları kapatmak yerine, “Bu durumda neden böyle hissettiğini anlamak istiyorum.” diyebilmeliyiz.
Suçlamak yerine duygularımızı anlatmalı, varsaymak yerine soru sormalı, öfkeyle tepki vermek yerine düşünmek için kendimize zaman tanımalıyız.
Bazen karşımızdaki insanın ihtiyacı tavsiye değil, dinlenmektir. Bazen bir çocuğun ihtiyacı nasihat değil, kendisini ifade edebileceği bir alandır. Bazen eşimizin ihtiyacı haklı bulunmak değil, anlaşıldığını hissetmektir.
Anlaşmak, birbirinin kopyası olmak değil; farklılıkların içinde ortak bir yol bulabilmektir.
Neden Anlaşamıyoruz ? Belki de Önce Kendimizi Tanımalıyız
Ailedeki tartışmaların, eşler arasındaki kırgınlıkların ve ebeveynlerle çocuklar arasındaki çatışmaların bir kısmı, birbirimizin davranışlarını yanlış yorumlamamızdan kaynaklanır.
Bazen sevgimizi gösterdiğimizi sanırız ama karşımızdaki bunu hissedemez. Bazen yardım etmek isteriz ama baskı kurarız. Bazen korumaya çalışırken özgürlüğü kısıtlarız.
Mizaçlarımızı tanımak, bu farklılıkları fark etmemize; iletişim ve problem çözme becerilerimizi geliştirmek ise ilişkilerimizi daha sağlıklı hâle getirmemize yardımcı olabilir.
Peki, neden anlaşamıyoruz?
Çünkü çoğu zaman herkes kendi penceresinden bakıyor ve karşısındakinin de aynı manzarayı gördüğünü sanıyor.
Belki de artık birbirimize “Neden benim gibi düşünmüyorsun?” diye sormak yerine, “Sen dünyayı nasıl görüyorsun?” diye sormanın zamanı gelmiştir.
Unutmayalım: İnsanları kendimize benzetmek zorunda değiliz. Onları tanımayı, anlamayı ve farklılıklarımızla birlikte yaşamayı öğrenebiliriz.
Çünkü anlaşmanın ilk adımı, karşımızdakini değiştirmek değil; önce kendimizi, sonra onu anlamaya çalışmaktır.
Bu süreçte uzmanlarca hazırlanmış mizaç testleri, önce kendimizi, ardından yakın çevremizi daha iyi tanımamıza ve anlamamıza yardımcı olabilir. Siz de mizacınızı öğrenmek ve hayatınızı kolaylaştırmak isterseniz Aydın Rehberlik Farkındalık Testi’ne (ARF Testi) sitemizin testler bölümünden ulaşabilirsiniz.
Kalınız sağlıcakla…
Sıkça Sorulan Sorular
Sevgi, beklentilerimizin ve iletişim biçimlerimizin aynı olduğu anlamına gelmez. Birbirimizi dinlemediğimizde iyi niyetimizi bile yanlış yorumlayabiliriz.
Farklı mizaçlar, aynı olaya farklı tepkiler vermemize yol açabilir. Bu farklılıkları tanımak, birbirimizi anlamamızı kolaylaştırabilir.
Kendi tepkilerimizi fark ederek, beklentilerimizi açıkça ifade ederek ve karşımızdakini yargılamadan dinleyerek başlayabiliriz.